Çocukları Okula Hazırlamak İçin Öneriler

Uzun bir yaz tatilinin ardından çocuklar için yeni bir eğitim-öğretim dönemi daha başlıyor. Okul hayatına yeni başlayan bazı çocuklarda bu yeni dönem kaygı ve korku anlamına gelebiliyor. Bunun yanı sıra tatilden sonra okula uyum sağlamak da her çocuk için çok kolay olmayabiliyor. Bu nedenle ailelerin, okula başlayacak çocuklarıyla korku ve kaygıları hakkında konuşmaları, onları anlayışla karşılayarak destek olmaları gerekiyor. Acıbadem Bodrum Hastanesi’nden Uzman Psikolog Seren Öztoprak, çocukların duygusal, zihinsel ve psikolojik olarak okula hazırlanmaları ile ilgili ebeveynlere önemli önerilerde bulundu.

Sabırlı olun!

Çocukların yeni eğitim-öğretim yılına hazırlandığı bu dönemde ailelerin sabırlı olması önem taşıyor. Erken kalkmaya başlanması, uyku saatlerinin yeniden düzenlenmesi, anne-baba ve evinden uzak kalmanın yaratacağı özlem duygusu, tatil nedeniyle azalan kuralların ardından okulların açılmasıyla düzenli ve disiplinli hayata dönülmesi gibi faktörler, çocukta birtakım kaygılar yaratabiliyor. Psikolog Seren Öztoprak, yaz döneminde genellikle yetişkinlerle vakit geçiren çocukların kendi yaşıtlarıyla tekrar etkileşime geçmesi, anne babanın çocuktan daha fazla kaygılı olması, öz bakımının yetişkinler tarafından yapılıyor olması gibi durumların da çocuğun okula uyum sürecini zorlaştırdığını ifade ediyor.

Bilgi vererek önceden okul sürecine hazırlayın

Kaygı ve korku oluşumunu engellemek için, öncelikle çocuğa okulla ilgili tüm bilgileri vermek gerekiyor. Yeni dönemin kendisine neler sunacağını, yapacağı etkinlikleri öğrenen çocuklar okul yaşamına kaygı ve korkuları azalmış şekilde başlayabiliyor. Psikolog Seren Öztoprak, ilk defa okula başlayan çocukların ailelerine şu önerilerde bulunuyor: “İlk defa okula başlayan çocukların okulla ilgili ilk anıları ve önyargıları bu haftada oluşuyor. İlk okul gününde ebeveynlerin çocuğun yanında olması önem taşıyor. Mümkün olabiliyorsa ilk hafta çocuğun ebeveynler tarafından bırakıp alınması öneriliyor. Anne ve babaya olan güven duygusu, çocuğun okula uyumunu kolaylaştırıyor.” Büyümenin çok büyük bir adımı olan okul hayatı, çocukların gelişiminde önemli bir rol oynuyor. Okulda sınırlar ve kurallarla karşılaşan çocuklarda okula gitmeyi istememek gibi bir davranış da gelişebiliyor. Psikolog Seren Öztoprak, her çocuğun uyum sürecinin birbirinden farklı olabileceğinin ebeveynler tarafından unutulmaması gerektiğinin altını çiziyor.

Öğretmen ve pedagogla işbirliği yapın

Önceki sene okula gitmiş çocukların çeşitli motivasyon kaynakları oluyor. Okul konusunda istekli olmayan çocukların duygularının ders haricindeki avantajlar hatırlatılarak olumluya çevrilebileceğini söyleyen Psikolog Seren Öztoprak, “İsteksiz çocuklar için okul öğretmenleri ve pedagoglar ile işbirliği yapmak, bu süreçte kontrollü ilerlemek gerekir. Yumuşak bir geçiş dönemi olması için öğretmenleri ile tanışılması, ailecek okul alışverişine çıkılması önem taşıyor. Yeni kıyafetler, kırtasiye eşyaları, çocukları okulun başlaması konusunda heyecanlandıracak faktörler olarak göze çarpıyor.

Ev kurallarını birlikte belirleyin

Ev ortamında da çocuğun rahatça çalışabileceği sessiz bir alan yaratmak gerekiyor. Evin kurallarının birlikte belirlenmesi ve birlikte planlar yapılması da çocuğun kendini seçme şansı olan bir birey olarak güvende hissetmesini sağlıyor. Ailelere havalar henüz sıcak olduğu için, yaz dönemindeki aktivitelerini azaltarak devam etmesine izin vermelerini söyleyen Psikolog Seren Öztoprak,  sürece alışmalarına destek olmak için okul sorumluluklarının ilk haftalardan çok yoğun şekilde hatırlatılmaması gerektiğini ifade ediyor.

Başka çocuklarla kıyaslamayın

Daha büyük sınıflarda olan çocuklara derslerinin zorlaşacağından daha çok tekrara ihtiyaç duyacaklarının anlatılması, bu nedenle oyuna ayırdıkları sürenin azaltılması gerektiğinin söylenmesi önem taşıyor. Oyun ve ders saatleri birlikte belirlenirse, çocuğun bir sorumluluk alarak görevini yerine getirmeye çalışacağını söyleyen Psikolog Seren Öztoprak, ailelere şu önerilerde bulunuyor: “Okuldan geldiğinde, okulun ya da derslerin nasıl olduğu değil, onun ve gününün nasıl geçtiği sorulmalı. Onu tedirgin eden konuları tespit edilip, okul sürecinde kendini güvende hissetmesi için yardımcı olunmalı. Süreci kolaylaştırmak için diğer çocuklarla kıyaslama yapmadan, sakin ve sabırlı olunmalı. Asıl önemli olanın, çocuğun duygusal, psikolojik ve zihinsel gelişimini olumsuz yönde etkilemeyerek, bu alışma sürecinin sağlıklı ve yeni ders döneminin verimli olmasını sağlamak olduğu unutulmamalı.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir