HAK, HUKUK, ADALET PANELİ YAPILDI

Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Başkanlığı tarafından, Birleşik Haziran Hareketi’nin destekleri ile hazırlanan, Gazeteci Tuncay Mollaveisoğlu’nun yönettiği “Hak, Hukuk, Adalet” adlı söyleşiye CHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Anayasa Profesörü Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ile Özgürlük ve Dayanışma Partisi Başkanlar Heyeti üyesi Alper Taş konuşmacı olarak katıldı.
Bodrum Belediyesi Herodot Kültür Merkezinde gerçekleşen söyleşiyi CHP Muğla İl Başkanı Mürsel Alban, Bodrum İlçe Başkanı Recai Seymen, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP’li belediye meclis üyeleri, İl Gençlik Kolları Başkanı Tufan Erkan Yakar ile yaklaşık 500 kişi izledi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Recai Seymen, “Yaşadığımız deprem sonrası tüm halkımıza geçmiş olsun diyorum” dedi. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet yürüyüşünden de söz eden Seymen, “Türkiye’de adalet arayışını sayın Genel Başkanımız bu yürüyüşü gerçekleştirerek başlattı. Bu panelimizin de ismini “Hak Hukuk Adalet” diye koyduk” dedi.
CHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel ise aslında anayasayı konuşmak üzere geldiklerini belirtirken şu ifadeleri kullandı:
“Anayasa referandumunda mühürsüz ve şaibeli olan ama meşru olmayan bir anayasa değişikliğini yaşadık hep birlikte. En azından 16’sından sonra bize en çok sorulan “Hayırcılar birarada durabilirler miydi” sorusu burada kendi cevabını bulmuş durumda. Bazı eylemler vardır ki eylemin hareket noktası ve sonucu kadar kendisi değerlidir. Hatta hareketin kendisi sebebinden ve sonucundan daha değerlidir. Bu eylem biraraya getirdikleri, verdiği mesajlar, cesaret, barış çığlığı ve ilham ile nice eylemlerden daha değerli ve başarılıdır. Bu eylemin sonuçları süreç içerisinde belli olacak. Ama kendisi sonucu kadar, hatta sonucundan değerlidir. Baskıya, OHAL’e, her türlü yıldırmaya, işsizleştirmeye, karşıtlaştırmaya rağmen birarada durabileceğimizi gösterdik. İnsanlar cesaretle “Adalet yürüyüşü”ne katıldılar. Ortak katların en küçüğünde, Adalet arayışında birleştiler. Bu kısmı çok değerli. Biz bu anlamda bütün bu olanlara rağmen Adalet yürüyüşüne ve “Hayır” kampanyasına verdikleri büyük destek için Bodrumlulara teşekkür ediyoruz” dedi.
Özel, “Adalet yürüyüşü bardağı taşıran son damla ile başlamış bir yürüyüştür. Bir milletvekilimiz tutuklanmıştır ve bu bizim için bardağı taşıran son damladır. Öncesinde gazetecilere ve basına yapılanlar, Kanun Hükmünde Kararnameler ile kurunun yanında yanan yaşlar, hukuk yolu kapalı olmak üzere kendisinin masumiyetini, suçsuzluğunu ispatlama imkanı bulamadan insanların bir kara çalınarak bir tarafta durmaları, gerçekten çok ciddi bir sıkıntı idi. Son olarak da Cumhuriyet Halk Partisi gibi Avrupa’nın en köklü, dünyanın da geçmiş ve tarih olarak üçüncü eski siyasi hareketinin görevdeki bir milletvekilinin tutuklanması kolay kolay hazmedebileceğimiz ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin tepkisiz kalabileceği bir şey değildi. Hep birlikte terk ettiğimiz meclis oturumundan sonra Sayın Genel Başkanımızın kararı ile böyle bir yürüyüşe başlamıştık. Yaşanan bütün hukuksuzluklara ve adalet talebinde, arayışında olan herkese ses olmak, herkese güç vermek ve Türkiye’de yaşananlara karşı adalet talebini hep beraber yükseltmek için yapılan bir yürüyüştü. Bu yürüyüş fiziken İstanbul’da Maltepe’deki meydanda 432 kilometre yürüyerek son buldu, ama adalet yürüyüşü ve arayışı son bulmadı. Türkiye’ye adalet gelene kadar bu adaletsizlikleri ortaya çıkaran, bu adaletsizliklerden siyasi bir fayda uman ve bu adaletsizlikleri kendisine siyasi bir ranta çevirmeye çalışan, 15 Temmuz kanlı darbesini, 20 Temmuz darbesi ile araçsallaştırıp kendi iktidarını güçlendirmeye çalışan iktidar partisi bu adaletsizliklerine son verene kadar ve Türkiye’de adaleti yeniden sağlayacak bir
gerçek halkın iktidarı kurulana kadar mücadelemiz devam edecek. Bu yürüyüş, meşru olmayan bu anayasa değişikliğine karşı umutların tükenmediğini, demokrasinin, çok partili sistemin, kardeşçe ve barış içinde yaşamanın yeniden mümkün olduğunun ispatıdır, garantisidir” dedi.
Söyleşinin bir diğer konuğu olan Özgürlük ve Dayanışma Partisi Başkanlar Heyeti üyesi Alper Taş, tarihsel anlamı ile solun bugüne kadar genelde eşitlik kavramı üzerinden siyaset yaptığını, ancak bu yürüyüş ile iktidar partisi tarafından istismar edilen “Adalet” kavramını da AK Parti’nin elinden alarak solun hanesine yazdığını belirttiği açıklamalarında şu ifadeleri kullandı;
“Çok tarihsel, anlamlı etkili bir yürüyüş oldu. Durmamamız, devam ettirmemiz lazım. Sol bu yürüyüş ile Adalet kavramını AKP’nin elinden aldı ve solun hanesine yazdı. Genelde Sol, eşitlik kavramı üzerinden mücadele yürütür. Sol İstismar edilen adalet kavramını Adalet ve Kalkınma Partisi’nin elinden aldı. Şimdi bu yürüyüş devam etmeli ama kendini tekrar ederek değil, adaletsizliğin olduğu her yerde, adaletsizliğe karşı hep beraber mücadele ederek, hep beraber adaletsizliğe karşı adaleti savunarak, bu yürüyüşün bıraktığı izleri izlerden yürümeye devam etmemiz lazım. Ne yapılabilir? İşte 24 Temmuz’da Cumhuriyet Gazetesinin davası var İstanbul’da. Bu önemli bir
dava. Hepimiz adalet yürüyüşü gerçekleştirenler olarak, bu mahkemede olacağız ve Cumhuriyet Gazetesi üzerinden adaletsizliği işaret edeceğiz. Yani adaletsizlik sürdüğü müddetçe yürüyüş bitmez, bitmeyecek, bitmedi. Devam edeceğiz. Ama bunun biçimi, formunu hep beraber oturup konuşacağız. Bu konuda henüz netleşmiş bir programınız yok ama sokaktan vazgeçemeyiz. Sokaktan vazgeçmemek demek sürekli yürüyüş, eylem yapmak değil, sokağı örgütlemek demektir. Sokağın dışında siyaset yapma yolları tıkandı. Türkiye’de doğal olarak adalet için sokakta açtığı bu yolu devam ettirmemiz lazım. Tabi “Adalet yürüyüşü”de kendiliğinden birden ortaya çıkan
bir yürüyüş değil. Ondan öncesi var, Gezi var. Gezinin biriken, Gezi’de ortaya çıkan dalganın yeniden boy vermesi aslında bu “Adalet yürüyüşü”. Öyle görüyoruz. Doğal olarak halkın kendi geleceğine sahip çıkması doğrultusunda bu kararlı adımlarla bunları büyütmeye devam edeceğiz” dedi.
Anayasa Profesörü Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ise sokakta başlayan “adalet” arayışının fikri temellerle beslenmesi gerektiğine vurgu yaparak “Adalet arayışı ilk kez Türkiye’de gördüğümüz en uzun soluklu bir yürüyüş oldu, bu bakımdan önemli. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun binlerce, yüz binlerce dışavurumu. Bu eylemi önemsemek gerekir. Fakat fikri temelleri ile de desteklemek lazım. Bugün Bodrum’daki toplantı bunun bir göstergesidir. Çünkü Türkiye’de bir anayasal düzenden söz etmek zor. Hukuktan söz etmek zor. O bakımdan “Adalet yürüyüşü” de zaten adaletsizlik, hak hukuksuzluk olgusuna, gerçeğine karşı bir tepki idi. O zaman biz bu eylemi hukuk
düzeyinde pekiştirmek durumundayız. Hukuki başvuru yolları, hukukun konuşulması hem de bunu halkla birlikte salonlarda, meydanlarda konuşmak durumundayız. Mesela Bodrum’da böyle bir toplantı yapıyoruz ama Tunceli’de bütün toplantılar yasaklanmış. Bu neyi gösteriyor? Türkiye’de 2017 Temmuz’unda bir kapalı salon toplantısının bile yapılamayacağını, yapılamadığını, yapılanmayabiliyor olduğunu gösteriyor. O zaman tabii ki biz bu yasaklara karşı da sesimizi bu tür ortamlarda birlikte etkinliklerde yükseltmek durumdayız” dedi.
İzleyicilerin büyük bir ilgiyle takip ettikleri panel yaklaşık 4 saat sürdü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir